Neden Bay Anderson, neden?
Son haftalarda Matrix filminden bir kesit ve bu kesitte yer alan Neo ve Ajan Smith'in karşılaşmasında Ajan Smith'in söylediği "Neden Bay Anderson, neden?" repliği Türkçe sosyal medyada çok popüler oldu. Bana göre üzücü olan durum bu kesitte yer alan konuşmadaki asıl can alıcı olan, bahsedilmesi gereken Neo'nun yani Bay Anderson'ın isabetli ve harika cevabı olması gerekirken; tam tersi bir durum olarak Ajan Smith'i canlandıran aktörün ve seslendiren Türkçe dublaj sanatçısının üstün performansı nedeniyle sosyal medya kullanıcıları tarafından kesit muhteşem tirad notlarıyla paylaşıldı.
Bu kesitin paylaşılma ve tartışılma biçimi, aktör ve dublaj sanatçısı sayesinde aslında filmin kötü adamı olan Ajan Smith'i resmen aslında gerçek haklı kişi biçime dönmüş durumda. Elbette büyük çoğunluk sahneyi derinlemesine inceleyip üzerine düşündükten sonra haklıya karar vermiyor, aksine yüzeysel biçimde hisleriyle kendine en yakın gelenin tarafına geçiyor ancak filmde yer alan tirad bence bir tartışma konusu çünkü altında yatan felsefi bir soru ve benim fikrime göre aslında ortada itiraz edilmesi gereken kabak gibi bir mevzu var.
En doğru yaklaşım inceleme ve eleştiriyi bu tartışmanın İngilizce metnini esas alarak yapmak olur, fakat galat-ı meşhur olan Türkçe çevirisi üzerinden tartışmak pratikte daha faydalı.
Ajan Smith'in tiradı bu şekilde: "İnandığın şeyler için kavga ettiğini mi sanıyorsun? Sağ kalmadan öte bir şeyler için. Bana söyleyebilir misin? Biliyor musun? Özgürlük mü? Gerçek mi? Belki de barış ya da sevgi olabilir mi? Yanılsamalar Bay Anderson. Algılamada aldanmalar. Herhangi bir anlamı ya da amacı olmayan bir varoluşu ümitsizce haklı göstermeye uğraşan zayıf insan zekasının ürettiği geçici kuruntular. Ve bunların hepsi Matrix kadar yapaydı. Zaten sevgi gibi zavallı bir kavramı insan zekası icat edebilir. Bunu görebilirsin Bay Anderson, artık bunu anlaman gerek. Kazanamazsın, kavga etmen boşuna. Neden Bay Anderson neden? Niye inat ediyorsun?"
Sözün özü Ajan Smith; Neo'nun mücadelesinin nafile olduğunu, özgürlük, gerçek, barış veya sevgi gibi kavramların insan zekasının ürünü olduğu ve bu kavramların Matrix gibi yapay olduğunu savunuyor.
Neo yani Bay Anderson'ın cevabı ise son derece yerinde ve anlamlı "Çünkü bu benim seçimim."
Bu tartışma bana Yunan mitolojisindeki Sisifos'un tanrılar tarafından çarptırıldığı cezayı anımsatıyor. Sisifos devasa bir taşı bir dağın zirvesine taşıması gerekir fakat zirveye yaklaşınca taş her seferinde aşağı düşer ve Sisifos sonsuza kadar her gün devasa taşı zirveye ittirerek taşır. Bu zalimce ceza hiç bitmez. Asıl ceza taşı taşıma eylemi mi yoksa zirveye asla ulaşamamak mı?
Albert Camus der ki Sisifos'u mutlu hayal etmeliyiz. Sisifos'la empati yapan herkes içinde bulunduğu rezalet durum nedeniyle bir süre sonra aklını kaybedeceğini düşünür. Fakat biz yine de bu kepaze durumdaki kara mizahı, ayrıca durumun nafileliğini düşünüp bu durumu kabullenip taşı zirveye ulaşamayacağını bile bile taşımaya odaklandığı ve bundan memnuniyet duyduğunu düşünmeliyiz der.
Memnuniyet (başarı, mutluluk, tatminlik...) kıstasını sonuçtan bağımsız olarak değerlendirip anı en iyi biçimde kendi değerlerimiz, kişiliğimiz ve amaçlarımıza uygun bir biçimde davranarak; sonuca değil an'a odaklanarak mutlu olmalıyız. Aslında benim düşünceme göre mutlu olmamıza bile gerek yok, duygulardan bağımsız olarak çaba gösterelim yeter: Sisifos, senin görevin ne kardeşim? Taş taşımak mı? Ağlama, zırlama. Taşı işte.
Ajan Smith'e hak verdiğim nokta şu ki bahsettiği kavramların hepsi insan zekasının bir ürünü. Fakat bunda bir terslik yok. Aksine bence anlamı biz insanoğlu yaratırız. Nesneler ve canlılar sadece varolurlar. Biz onlara ve aralarındaki ilişkilere açıklama getiririz, anlam yükleriz, amaçlandırırız. Ayrıca bunu kendimiz ve hayatımız için de yaparız, aksi takdirde zaten hiçbir şeyin anlamı yoktur bence.
Eğer Neo ya da ben ya da sen sonu mutlak mağlubiyetle bitecek bir savaşı anlamlı olarak değerlendiriyorsa kazanmasa bile kavga etmesi ve inat etmesi boşa değil: Çünkü öyle istiyor(uz) ve bu son derece geçerli bir sebep. Biz insanlar Neo gibi amacımızı buluruz, fark ederiz ve bunun için mücadele ederiz belki sonunda başarısız olacak olsa bile. Yapay zeka ne anlar belirsizlikten?
Yorumlar
Yorum Gönder